Osmaniye
DOLAR8.1555
EURO9.7345
ALTIN457.31
Mustafa BARDAK

Mustafa BARDAK

Mail: [email protected]

Mart kapıları açar mı?

Yeni yılın ikinci ayını da gerilerde bırakmak üzereyiz, re kaldı şunun şurasında, üç gün sonrası Şubat ayını da uğurlayacağız.

Şubat ayı denildiğinde, hele de son günü; yani 28. Günü anımsadığımda edebiyat dünyasının değerli insanı Yaşar Kemal’i toprağa verdiğimiz gün aklımdan çıkmıyor.

Şubat’ın ardı Mart… Bir halk deyimi vardır; “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır!”diye.

Koronavirüs salgını nedeniyle aylardır evlerinden çıkamayan insanlar, işyerleri kapalı esnaf evlerinin kapılarından sokağa baktılar. Bu beklentilerin Mart ayında sona ermesini umutla bekliyorlar şimdi. Mart’ın da kapıdan baktırmasını, eldeki avuçtakilerin de bitirilmemesi için dua ediyorlar.

Mart ayının da diğer aylar gibi kendisine özgü acı-tatlı yaşanan olayları vardır.

Yılmaz Erdoğan, “Mart diye bahar geldi” başlıklı şiirinin bir bölümünde; “Adını savurur rüzgar,/ Saçlarının niyetine./Aşka küserim sonra,ülserim azar,/Azar azar düşer şakaklarıma mart akları. Adını savurur rüzgar,
Saçlarının niyetine./Aşka küserim sonra,ülserim azar,/ Azar azar düşer şakaklarıma mart akları…..” diyordu.

Şair Can Yücel’in “Kiprit çakıyorsun karanlıkta” başlıklı şiirinde;

“Kibrit çakıyorsun karanlıkta/ badem çiçeklerini görmek için/
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift/sarnıç gemisi gözlerin/
Bir iş açacaksın sen başımıza/yangın mı olur artık, bahar mı?” dizeleri yeralıyordu.

Veysel Şimşek ise; “Mart karı yağdı Mart karı” başlıklı şiirinde;

“Lanet malmülk parasına,/Derman yoktur yarasına,/Ebesinin Ta orasına,
Mart karı yağdı Mart karı…”diyordu

Usta şairlerimizden Hasan Hüseyin Korkmazgil’i 26 Şubat 1984 günü toprağa verdik.

Şair Karkmazgil, “Bir örnek insan portresi” başlıklı şiirinin bir bölümünde, öğlesine anlamlı sözcükleri biraraya getirmişti ki, yıllar geçse bile bu dizelerde anlatılmak istenilenleru unutabilmek olası değildi.

Bakın ne diyordu Korkmazgil;

“demek hiç aç kalmadın sen öyle mi/açıkta kalmadın ha?/kirinden gömleğinin/dirseğinin yamasından/eziklik duymadın ha?/bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!/

demek hiç sövmediler anana avradına/hiç kimseye sövmedin ha?/
bir gececik olsun çekip kafayı/şakır şakır oynamadın/hıçkırarak ağlamadın öyle mi?/bravo be/aşkolsun şu adama vallahi!”…..

Şairler dizelerinde tarihin sayfalarına bıraktıkları eserlerini yıllar geçse de eskimeyecek şekilde yerleştirirler. Yazarlar kitaplarında, Aşık ve Ozanlar bağlamalarının tellerinden ve dillerinden çıkan sözlerle tarihte unutulmaz eserlerini kendilerinden sonraki kuşaklara miras olarak bırakırlar.

Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil ne diyordu dizelerinde; “Demek hiç aç kalmadın sen öyle mi/ Açıkta kalmadın ha?”?

Bu iki dizede anlatılanlar aylardır evlerine ekmek götüremeyen insanları anlatıyordu. Aramızdan ayrılalı 37 yıl geçmiş bile olsa, bugün bile fırından yeni çıkmış ekmek gibi tazecik duruyordu şiirindeki dizeleri…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Google News'e abone olarak tüm Haberlerimize Anında Ulaşabilirsiniz